Başbakan Yıldırım'dan TÜSİAD'da konuştu

Yeni Şafak'ta yer alan habere göre açıklamadan öne çıkan başlıklar şöyle:"Adana'da üzücü bir olay yaşadık. Çocuklarımıza Allah'tan rahmet diliyoruz. Ailelerine baş sağlığı diliyoruz. Bu ve buna benzer yaşanan olaylar aydınlatıla

Başbakan Yıldırım'dan TÜSİAD'da konuştu
Başbakan Yıldırım'dan TÜSİAD'da konuştu
Bu içerik 86 kez okundu.

Yeni Şafak'ta yer alan habere göre açıklamadan öne çıkan başlıklar şöyle:

"Adana'da üzücü bir olay yaşadık. Çocuklarımıza Allah'tan rahmet diliyoruz. Ailelerine baş sağlığı diliyoruz. Bu ve buna benzer yaşanan olaylar aydınlatılacak. Sorumlular cezalarını alacak. Bugün TBMM'de bir araştırma komisyonu oluşturmak suretiyle konunun tüm yönleriyle değerlendirilmesi ve yurtlarda alınması gereken tedbirleri tespit edecek.

Bakanlarımızı olay yerine gönderdik. Aileleri teker teker ziyaret ettiler. Onların acılarını paylaştılar. Milletimiz bilmelidir ki olay aydınlatılacak, sorumlular cezalandırılacak. İnsanın olduğu yerde hata eksik olmuyor.

TÜSİAD Türk iş dünyası için çok önemli bir sivil toplum kuruluşu. Türkiye'nin adını dünyaya duyurması hepimiz için iftihar meselesidir. Biz çalışanları, çalıştıranları, fabrikaları hiçbirini birbirinden ayrı tutmuyoruz. Bunu açıp bu çalışma imkanını vermeyen işverenlerimiz olmasa ülkemizde gelecekten, gelişmeden, ekonomiden, demokrasiye hukukun üstünlüğünden ve milli iradeden bahsedemeyiz.

15 Temmuz'da büyük bir felaketin eşiğinden döndük. Alçak bir darbe girişiminin eşiğinden döndük. Bu darbe girişiminin başarısız olmasındaki en önemli sebep vatandaşımızdaki demokrasi bilincinin gelişmiş olmasıdır. Cumhurbaşkanımız dedi ki; 'Bu bir darbedir, kalkışmadır. Bu engellenecektir' dedi ve milletimizi meydanlara çağırdı. Milletimiz hiç tereddüt etmeden alçak darbe girişimini başarısız kıldı. Önce bu darbenin defedilmesinde en büyük kaynak 79 milyon vatandaşımızdır. Aynı zamanda demokrasimizi korumak, geleceğimizi kurtarmak için çağrı yapan Cumhurbaşkanımızdır. Bu girişime karşı duran milli irade temsilcisi Hükümetimizdir.

Bunu Amerikalılar da Avrupalılar da anlayamıyor. Bir yandan bombalar atılıyor, tanklar üzerine geliyor, bunun ne anlama geldiğini uzun süre anlayamadık dediler, biz de dedik ki anlayamazsınız, bunun adı Türk milletidir. Ölüm dahil göze alır. Bu vesile ile gerek 15 Temmuz FETÖ kalkışmasında gerek milletin bağımsızlık mücadelesinde hayatını kaybeden şehitlerimizi şükranla anıyorum.

8 Kasım'dan sonra ekonomik piyasalarda ekonomik bir dalgalanma yaşıyoruz. Ekonomik belirsizlik söylentileri had safhada. 8 Kasım'daki Amerikan seçimlerini tahminlerin dışında Cumhuriyetçi adayın kazanması yatıyor. Sayın Trump Amerika'nın kendi içine yoğunlaşacağını, dış dünyayla olan bağın azalacağını ifade etti. Göçmenlerin girişine izin vermeyeceğim gibi şeyler söyledi. Yani halkın refahını arttıracak çalışmalara yoğunlaşacağım dedi. Küresel bakış açısından daha lokal memleketine yönelik. Bu söylemler tabii ekonomi üzerinde olumsuz etki yaptı. Dalgalanmalar başladı. Dalgalanmaları sadece Türkiye'ye mahsus görürsek yanlış yapmış oluruz.E tabii Türkiye de nasibini aldı. Bu küresel bir gelişmedir. Meksika'nın yüzde 10 küsür biz de ikinci sıradayız. Para birimlerinde Amerikan Doları'na göre değer kaybı var. İngiliz parası sadece yaşamadı. O da Brexit sonrası yaşamıştı. O şimdi muhafaza etti.

Türkiye geçtiğimiz 4 ay içerisinde uçurumun eşiğinden döndü. İhtilaller ülkeyi fakirleştiriyor, kazanımları kaybettiriyor. 15 Temmuz girişiminde biz ciddi bir sarsılma yaşamadık. Çünkü başarılı olmadı. Öyle güzel bir millete sahibiz ki hem ülkeyi düşünüyor hem de ekonomiyi. Geliyor bankalara paraları bozduruyor. 60 ihtilalinden sonra IMF Türkiye'ye yerleşti. 2013'e kadar. Türk ekonomisi 2013'e kadar denetlenen ekonomiydi. 2013'ten sonra kendi kendimizi denetleyen bir ekonomi haline geldik. Özel sektörün dünya ile alışverişi bugün devletten kat kat fazladır.

Dalgalanma herhalde 1 ay daha, 20 Ocak tarihine kadar devam edecek. Seçilmiş başkanın koltuğa geldiği tarihten sonra taşlar yerine oturacak. Bir yandan Avrupa iç siyasetinin ortaya koyduğu belirsizlik, diğer yandan ABD'de yaşanan gelişmeler, bir diğeri bölgemizde varolan sorun 5 seneyi geçti. Suriye'de Irak'ta barış yok, devlet yok. Türkiye bu kadar iç ve dış sorunlarla hepsini bir araya koyun bu kadar olay başka ülkelerin başına gelseydi aynı anda... Türkiye bunların üstesinden gelmeyi başardı. Türkiye ardı ardına büyümesinin en temel nedeni istikrardır, güvendir, siyasi istikrardır. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak söylüyorum 2017 çok daha güzel olacak.

FETÖ, bu alçak terör örgütü milletten topladığı himmetleri lobi şirketlerine aktarıyor. 15 Temmuz'da başaramadıklarını ekonomiyle oynayarak başaracaklarını düşünüyorlar. Asla başaramayacaklar. Sizi rahatlatmak için söylemiyorum, gereken tedbirleri alıyoruz. Bu geçici dönemde tedbirlerimizi alıyoruz.

1. tedbir: Eximbank. Eximbank ihracatçı döviz olarak kredi, borç alıyor. İhracatını gerçekleştiriyor, aldığı parayı ödüyor. 2 milyar dolar daha piyasada para kalsın.

2. tedbir: TMSF'nin 2,5 milyar dolar alacağı var. Bunları Türk lirası olarak alacağız, lazım değil. Kamu döviz olarak alması gereken parayı Türk parası olarak alacak. Piyasadan çekilmesinin önüne geçecek, etti 4,5 milyar dolar. 5 milyar dolarlıkla da kısa vadeli sözleşmelerimiz var. Türk parasıyla ödeme yapılacak. 4,5G'den birçok şeye. Kısa dönem için 10 milyar dolarlık piyasanın ihtiyacı olan kaynağı ayırdık.

3: Kamu mecbur kalmadıkça sözleşmelerini milli paramız lira üzerinden yapacak. Bu bir kere özel sektörü ilgilendirmiyor. O sizin insafınıza bağlı. Kamuda borç problemimiz yok. Merkez Bankasının net rezervlerinde 1 kuruş azalma yok.

Teminatlarda kolaylık yaptık. Bireysel kredilerde dolar geliri yok, dolarla borçlanıyordu. İneği bile euroyla alıyordu. Bunların tedbirlerini aldık. Bireysel borçlanmanın yabancı parayla borçlanmanın önüne geçtik ama piyasaya müdahale, sermayeye kısıtlama getirecek uygulamaların yanından geçmeyiz.

Türkiye küresel bir ekonomi, yerel müdahaleler olmaz. 7 alan tespit ettik, teşvik sistemimiz yayınlandı.

Türkiye terörle mücadele ediyor artık 2 terör örgütümüz var. FETÖ olsun PKK olsun mücadelemizi sürdüreceğiz. Bölücü terör örgütünün 30 yıldır girilemeyen inlerine girdik. Sürekli darbelerin, terörün konuşulduğu bir ülkeye yatırımcı nasıl kolay kolay karar versin. Yabancı dostlarımız gelince 'biz dışardan izlediğimizde savaş var zannediyoruz, ama gelince çok güzel bir ülkeniz var' diyor. Bizim bu algıyı değiştirmemiz lazım. Türkiye'nin her karış toprağında bu ülkenin bayrağı dalgalanacak. Çukur siyasetini uygulayanlar şimdi hesabını veriyor. Ben sizin yargınızı tanımıyorum, eş yönetim, eş başkan bunlar bize uygun şeyler değil.

Bilinmeli ki, bölgede yaşayan Kürt vatandaşlarımızla hiçbirimizin bir sorunu yok. Biz hep birlikte Türkiye'yiz. Bölücü terör örgütünün Kürt sorunu yok, sorunu oradaki vatandaşlarımızın terör sorunu var. Orada bayrak dalgalanıyor, devletin otoritesi tam olarak sağlanıyor. Bundan sonrası onarım pasıdır. Oraya 10 yılda 160 milyar yatırım yapacağız. Oraya yönelmenizi sizden istirham ediyorum.
AP görüşmeler geçici olarak durdurulsun kararı verdi. Biz açıklamamızı yaptık bizim için önemi anlamı yok. Biz inanıyoruz ki her şeye rağmen Avrupa'da hala Avrupa'nın geleceğini düşünen vizyon sahibi liderler mevcut. 15 - 16 Aralık'ta yapılacak Liderler Toplantısından bu kararın dikkate alınmayacağını düşünüyorum. AB'nin bu kafa karışıklığından bir an önce kurtulması gerekiyor. AB'ye Türkiye'nin üye olması, AB'ye ilave yük getirmez, AB'nin yükünü azaltır. AB malesef bu günlerde çıkışlarıyla Türkiye'nin nerede durduğuna değil, Türkiye'nin düşmanlarının sesine daha çok kulak veriyor. PKK, DAEŞ, FETÖ terör örgütünün lobi faaliyetlerinden daha çok etkileniyor ve ona göre tutum alıyor. Bu çok yanlış.

Brexit'te bile mevzu Türkiye'ydi. Türkiye 3 bin yıl Avrupa'ya giremez dedi ama kendisi gitti. Şimdi Avrupa'daki liderler de malesef etki altında kalıyorlar. Bu ikircikli tutumlardan vazgeçmeleri, çifte standartları bırakmaları lazım. Türkiye'nin gerçek dostu olduklarını hem davranışlarıyla hem de eylemleriyle göstermeleri lazım.

İngiliz halkı neden AB'den çıkmak istedi. Bunun çok iyi tahlil edilmesi lazım. Birlik içinde yaşayan insanların yüzde 59'u AB'nin kendi sorunlarına kayıtsız kaldığını söylüyor. Sürekli parmak kaldırıyorlar. Türkiye sizden bir öğretmen edasıyla talimat alacak bir ülke mi? Bu olmaz, yanlış. Biz onurumuzu ve istiklal ruhumuzu hiç kimseyle pazarlık konusu yapmayız.

Hayat devam ediyor. Bakın Ekonomi Bakanımız bir yandan AB ile müzakereleri sürdürüyor. Gümrük Birliğini 2017'den itibaren tekrar gözden geçireceğiz. Güncelleme yapılacak. Geri kabul anlaşmasını imzaladık ama onaylamadık. Vizelerin kalkması, 30 Haziran'da vizeyi kaldıracağız dediler. 3.3 milyar avro mültecilere destek vereceğiz dediler. Bunlara karşılık Türkiye 72 maddeden oluşan reformları yapacak dediler, yaptık biri hariç. Terörle mücadele kanunun değiştirin dediler. Niye değiştirelim? Bu olmaz kardeşim biz ölüm kalım mücadelesi yapıyoruz. Bu sefer hepsi yalan oldu. AB sözünde durmuyor. Tek taraflı sevda olmaz. Biz sözlerimizi yerine getirdik.

Avrupa'nın bölgedeki tehditlere karşı en büyük teminatı Türkiye'dir. Türkiye bölgede yaşanan olumsuzlukları Avrupa'ya yansıtsaydı Avrupa duman olmuştu. Bizim de bir sabrımız var. Biz önce ülkemizi koruruz. Aklı selim davransınlar. Türkiye'nin başını ağrıtan terörün sesine daha az kulak versinler, Türk milletinin sesine daha çok karar versinler.

Türkiye alçak örgütün pençesinde büyük bir sınavdan geçmiştir. 70'li yıllardan bu yana her tarafa iş dünyasına, sivil topluma, bürokrasi, asker, yargı içerisinde ciddi bir yer almışlardır. İşte itirafları okuyorsunuz, abiler ne diyor, Pensilvanya'daki ne diyor ben ona göre karar veririm diyor. Şu fecaate bakar mısınız? Adam kafasını kiraya vermiş. Bana Genelkurmay Başkanı anlatıyor, albaya bir talimat veriyorum, albaydan çıt yok. Tamam, başüstüne falan demiyor. Merak ediyorum niye böyle yaptı diye bakıyorum, gidip astsubaydan olur alırsa, abisi dediği astsubaydan bahsediyorum, dönüp 'peki komutanım' diyor.

Bizi bazen tenkit ediyorlar, FETÖ vardı da neen gereken tedbiri almadınız diye. Bakın Türkiye bir hukuk devleti. Bunlar dişini 17 Aralık'ta gösterdi. Resmen polisle bir olarak yargı darbesi yapmak istediler. Düzenledikleri iddianamede Cumhurbaşkanı o zaman Başbakan silahlı örgütün lideri ben de yardımcısıyım. O fezleke geçerlilik kazanmadı ama ben gördüm. Bu nedir ya akla ziyan bir iştir. O zaman Cumhurbaşkanımız bağırdı o bir terör örgütüdür ama sesini çok az duyan oldu. O gün başlattığımız aktif mücadeleyi onlar 15 Temmuz'da zirveye çıkardılar. Artık temizlenme sürecidir ama çok kısa olmayacak.

Olağanüstü halde ekonomiyi doğrudan etkileyecek karar almadık. Alçak örgütün devlet kademelerinden temizlenmesine yönelik bir karar aldık. Yine çifte standart yapıyorlar. Biz çifte standartlar karşıyız.

Yapısal reformlara aynen devam edeceğiz, mali disiplinden asla vazgeçmeyeceğiz. Belirsizlik en kötü şeydir. 14 yıldır çok güçlü halk desteği var. Hala sizin kafanızda belirsizlik varsa burada bir yanlış vardır. Bu yanlışı düzeltmek için çalışıyoruz.

Anayasa değişikliği var. Amacı rejimi değiştirmek değil. Rejim belli Cumhuriyet."
açıklama başbakan gündem toplantı binali yıldırım tüsiad son haberler
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Engin Altan Düzyatan'a
Engin Altan Düzyatan'a "dev" zam!
Bakan Müezzinoğlu: 'Bu Ülkenin En Büyük Külhanbeyi Atatürk'
Bakan Müezzinoğlu: 'Bu Ülkenin En Büyük Külhanbeyi Atatürk'